• Isparta Objektif Gazetesi
    Haberler> > Diyet İçin Uzman Desteği Alınmalı

    Diyet İçin Uzman Desteği Alınmalı

    Diyet İçin Uzman Desteği Alınmalı

    Özellikle kadınların daha özen gösterdiği, görsel açıdan da dikkat ettikleri kilo kontrolüne, artık günümüzde kadın, erkek demeden daha sağlıklı olmak için kilo ve beslenmelerine dikkat ediyorlar.  Diyetisyen Elif Çisil Mayalı diyette özellikle uzman kişilerden destek alınması gerektiğine dikkat çekti.  İşte sizin için sorularımız…

    Bir çok kişiden “Su içsem yarıyor”, “Ekmeği de kestim ama kilo veremiyorum” gibi cümleler duymuşsunuz ya da bizzat kendiniz sarf etmişsinizdir. Son yıllarda zayıflama çabalarının yerini beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin alması gerektiği sıkça söylenir oldu. Biz de sizin için Diyetisyen Elif Çisil Mayalı’ya ‘sizin sorularınızı’ yönelttik.

    Diyetle kilo verme nasıl sağlanır?

    -Bizlerin gün içinde aktif olmasak bile rutin olarak yaktığı bir enerji var. Buna Bazal Metabolizma Hızı (BMH) diyoruz. Buna karşılık enerji yakmak için kullandığımız depolarımıza günlük olarak besinlerle almamız gereken de bir enerji var. Aslında tamamen basit bir alışveriş mantığı devreye giriyor. Alımımın verişimden az olması… Benim günlük aldığım enerji yaktığım enerjiden düşük olsun ki beden bu açık sayesinde kilo versin. Fakat kilo verirken önemli olan durum beden profilimi yağ kaybına uğratmak. Besin gruplarının dengeli kombinasyonuyla her besin grubundan tüketerek; vücudumu kas kaybına uğratmadan sağlıklı bir beslenme programıyla kilo verme sağlanır. Kaloriden çok bağımsız bir de glisemik indeks kavramı var ki o da tükettiğimiz besinlerin bizleri tok tutma süresini ilgilendiriyor. Örnek veriyorum pirinç pilavının da bulgur pilavının da 3 silme yemek kaşığı miktarı bana aynı kaloriyi sağlarken pirinç pilavı beni daha hızlı acıktırıyor nitekim glisemik indeksi daha yüksek. Kaloriyi ayarlarken menüde yer alan besinlerin daha uzun süre tok tutan yani glisemik indeksi daha düşük olanını tercih ediyorum ki bireyler kaçamaklara yönelmesin.

    Kendi yaklaşımlarımızla kilo vermek mümkün mü?

    -Burada  birinci öncül bedeni tanımak. Birey sağlıksız katı gıdaları ve fast food besinleri fazla tüketiyor ve bunlardan uzak durduğu zaman daha fit olacağını biliyorsa tabi bunları bırakması onda sağlıklı bir kilo kaybı oluşturacaktır.  Fakat hamur işlerini, kızartmayı, tatlıları çok tüketiyor, suyu günde neredeyse yalnızca 1 şişe içiyor, hiç hareket etmiyor, besin seçiyor… Sonra kendince internette gördüğü karın düzleştiren detoks suyu, 3 günde 5 kilo verdiren mucizevi diyet, sadece ayran ve hurma yiyerek yaza formda girin gibi tamamen sağlıksız ve kısa süreli programlarla geri dönüşümü zor bir yola giriyor. Evet, kilo veriyor vermesine ama sağlıksız yaşam stili devam ettiği için giden kilolar (ya da biz vücut suları diyelim) rutinine geri döndüğünde yeniden onu buluyor. Kendi yaklaşımlarımızla kilo vermek mümkün fakat sağlıklı kilo vermek biraz zor diyebiliriz.

    Kilo verme hızı zamanla düşer mi? Kilo vermek durduğu zamanlarda ne yapılmalı?

    -DSÖ’nün (Dünya Sağlık Örgütü) bizlere önerdiği belli bir kilo verme rakamı vardır. Kabaca kişinin kilosunun %5’ini 1 ayda vermesi. 120 kilo ile bu serüvene başlayan birey ilk ay 6 kg kadar kilo verir. Sonraki ay 5,5 kg sonraki ay daha da azı. Beden küçüldükçe bu rakam sağlıklı olarak düşmek zorundadır. Bu sebeple kilo verme hızım yavaşladı diyerek kaygılanmak yerine totale odaklanıp toplam sürede ne kadar kilo verdim, nereden nereye geldim demek daha yapıcı olacaktır.

    Kilo verme çayları ile de Kilo vermek mümkün mü?

    -Kilo vermek değil de su vermek mümkün. Diüretik (idrar söktürücü) ve laksatif (ishal edici) özellikleriyle kilo verdiğine ikna olan birey aslında vücut sıvılarını kaybetmiştir. Uzun vadede kronik kabızlık ve barsak tembelliğine yakalanırken detoksifikasyon organlarımız olan karaciğer ve böbreğe binen yükü artırarak kronik hastalıklara yakalanabilirler. Dikkatli olmakta ve çeşitli beslenerek porsiyon kontrolü sağlayıp kilo vermede fayda var.

    Diyet yapmadan sadece sporla kilo verilebilir mi?

    -Mümkün  fakat süreç uzayabilmekte. Bireyin kombine şekilde kilo verebilmesi için en sağlıklı oran %80 beslenme + %20 spordur. Hayatımıza sporu eklediğimizde BMH dediğimiz kavramı 1,3-1,4 rakamı ile çarpmamız gerekir. Yani enerji ihtiyacımız artar. Beden içgüdüsel olarak enerji açığını kendi yakalamak ister ve besin alımını artırır. Ama genelde sporcu beslenmesinde yanlış algı proteini artırmak şeklindedir. Tam aksine sağlıklı karbonhidratlarla proteini harmanlayarak beslenme programımıza dâhil etmek gerekir. Kalori açığını yeni enerji ihtiyacımıza göre planladığımızda kilo vermeyi sağlayabiliriz.

    İF ve ketojenik diyetlerle beslenme hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Aralıklı oruç yani İF bireyin enerjiyi konsantre şekilde alarak açlık süresini uzatmasıyla gerçekleştirdiği beslenme modelidir. 2 modeli vardır. Birincisi 8-16/ 10-14 gibi gün içinde yeme ve aç kalma sürecine dayanır. Diğeri ise 5:2 modelidir. Hafta içinde yeme ve aç kalma periyoduna dayanır. Genelde popüler olan İF beslenme 8-16 beslenme modelidir. Yani gün içinde 8 saat yemek yeme ve 16 saat aç kalmayı içerir.  Diyabetli, tansiyonlu bireylerde ve kalp yetmezliği, böbrek ve karaciğer rahatsızlığı olan bireylerde önerilmez. Fakat yağ yakma sürecini hızlandırdığı, yapılan bazı çalışmalarla desteklenmiştir. Fakat sağlıklı beslenme modelleriyle kilo ve yağ kaybedebilen bireylere kafa karıştırmaya gerek kalmadan spontan beslenmesine devam edebileceğini önerebilirim.  Bununla beraber sabah kahvaltı tüketimini engelleyen 12.00-20.00 modeli kan şekerindeki dalgalanmaları artıracağı için kahvaltı öğününü de kapsayacak şekilde 09.00-17.00 modeli daha ılımlı olacaktır. Ayrıca bireysel değişikliklere de ılımlı cevap veren İF kahvaltı alışkanlığı olmayan bireylerde 12.00-20.00 şeklinde de tüketilebilir. Öğün dışında şekersiz ve kremasız çay ve kahveler, yeşil çay, ıhlamur, çay, maden suyu gibi kalorisiz sıvıların alınmasında sakınca yoktur.

    -Günde 50 gram karbonhidrat alımının üstüne çıkmamayı öneren beslenme modeli ise ketojenik beslenmedir. İlk olarak epilepsi hastalığı olup ilaç tedavisine cevap vermeyen bireylerde tedavi amaçlı kullanımı verim sağlamıştır. Lifli gıdalardan fakir;  yağ ile proteinden zengin içeriğe sahip ketojenik beslenme modeli bireylerde uzun vadeli tüketimde diyetten kopmalar yaşatabileceği gibi damar sertliği, kan yağlarında bozulmalar, kabızlık, karaciğer yağlanması, gut gibi beslenmeye dayalı hastalıklar açığa çıkarabilmekte.

    Gece yemek yemek kilo yapar mı?

    -Uyuma saatimizden en az 4-5 saat önce yemek yeme eylemini bırakmış olmamız gerekiyor. Aksi takdirde yemek yedikten sonra kan şekerimizi düşürmek için salgıladığımız insülin, yağ yakımını geciktirmekte ve bedenin kendini uyuma için hazırlamış olduğu enerji yakma durumu yediklerimizin sindirimi için yetersiz kalmakta hem insülin direncine davetiye çıkarmakta hem de yağ depolamaya hazır hale gelmiş bulunmakta. Bununla birlikte yediklerini sindirmekte zorlanan mideye binen yük artar ve mide kapağında gevşeme ile birlikte reflü gastrit gibi sindirim problemleri gerçekleşir.

    Ekmek yemiyorum daha hızlı kilo verir miyim?

    -Ekmek geniş spektrumlu bir besin grubunu içerir. Kestaneden mısıra, patatesten yulafa, çorbadan pilava çoğu besin içerdiği yüksek karbonhidrat ve düşük protein ile ekmek grubuna dâhil olur. Ekmeği kestim demek aslında çorba da dâhil olmak üzere ekmek grubunu kestim demeyi de kapsıyor mu? Çorba ve pilav gibi yemekler ekmekten farklı olarak yağ grubunu içerir. Ve Türk toplumu olarak bizler geleneksel şekilde menülerimizde tamamlayıcı besin niyetine pilav makarna grubunu bulundururuz.  Pilav ve makarnanın  3 yemek kaşığı ile çorbanın 1 kepçesi 1 ince dilim ekmek yerine geçer aynı zamanda genellikle ekmeğe oranla bu besinlerin lif oranı düşüktür (Kurubaklagil ve sebze çorbalarını buna dâhil etmeyelim ve ekmeğimizi tam buğday ekmeği diye kabul edelim aksi takdirde beyaz ekmek zaten tüketmememiz gereken bir besindir). 3 çorba kaşığı pilav ve makarnayla doymam mümkün olmayacağı gibi porsiyonu artırmış ve tükettiğim yağı da yükseltmiş olurum. Glisemik indeks dediğimiz kavram(kan şekerini yükseltme hızı) yükselmiş olup lif oranı düşecek bu sebeple doyma sürem kısalacaktır. Ekmek kavramı çok uzun ve derin; namına sayfalarca makaleler yazılır , özetle ekmek yememek genel hatlarıyla çok karlı bir yaklaşım olmayacaktır bu durumda bireyler kendilerini diyetisyenlerine emanet etmelilerdir.

    Ev işi spordan sayılır mı?

    -Günde en az 20 dakika sürecek ve sırtımızdan ter atacağımız şekilde yaptığımız aktivitelerin hepsi ilk etapta bireyin yaşamına eklemesi gereken elzem bir ritüeldir. Yalnızca kilo kontrolü için değil zihinsel toparlanma ve kronik hastalıkların önüne geçmede de bir numaralı düzenleyicidir. Alzeihmer ve çoğu kronik hastalıkların öncülü olan alüminyum ağır metali vücuttan ne idrar ne de dışkı ile atılıyor. Yalnızca ter ile bunu atabiliyoruz. O yüzden bol bol su tüketimi ve en az 20 dakika süren ter attırıcı herhangi bir aktivite yaşantımızda yer etmeli. Yine özetle ev işini spordan sayıyor olduğumuz gibi yaktığımız kaloriyi fazlasıyla geri almamamızı öneriyorum. Camları sildik yerleri süpürdük yastıkları havalandırdık. Yaşam alanımızı düzenledik öz saygımızı tazeledik. Şimdi oturun güzelce bol köpüklü bir Türk kahvesi için yanına da 5-6 çiğ fındık ile yaptığınız aktiviteyi taçlandırın.

    Zayıflama ilaçları kullanabilir miyim?

    -Artık herkesin kabul gördüğü şu algıyı bir tekrarlayalım hep birlikte. Bu kilolar spontane bir şekilde sağlıksız yönelimlerimizle uzun vadede bedenimizde yer edindi bir günde değil. Vücudumuza şefkatli bir şekilde yaklaşarak sabırla kilo verme eylemine baş koymalıyız. Zayıflama ilaçlarının içinde yer alan metilendioksimetamfetamin’in taşikardi (çarpıntı), hipertermi(yüksek ateş) ,baş dönmesi, mide bulantısı, uykusuzluk gibi saymakla bitiremeyeceğimiz çok fazla yan etkileri var. Bununla beraber görsel ve işitsel halüsinasyonlara sebep olabilir. Zayıflama hapı diye bir şey yok az yemek var, bol bol su içmek var, spor var, egzersiz var, ama kolay yoldan tek bir hapla zayıflamak diye bir şey yok.

    Bölgesel zayıflama mümkün mü?

    -Tabi ki  mümkün. Özellikle tek besin grubundan zengin beslenme sonucunda oluşan visseral (karın bölgesi)yağlanma öncelikle sağlıklı bir beslenme programı arından bol su tüketimi düzenli uyku ve hareketli bir yaşamla önüne geçilmemesi imkânsız bir durum. Fakat bununla beraber genetik yapımızın farkına varmalı bedenimizi tanıyıp bu duruma göre plan oluşturmalıyız. Sağlıklı kilomuza ulaştığımız zaman ayakkabı numaramızın bile küçüldüğünü bilelim. Ve unutmayalım %80 beslenme %20 spor birlikteliği bedeninizi istediğiniz görsele ulaştırır.

    Su içsem yarıyor sözüne ne dersiniz?

    -Klişe hali almış bir kaçış cümlesi derim J Beslenme yaklaşımlarını kahvaltıdan gece yatana kadar çok detaylı bir şekilde sorgulamak gerekir. Besin gruplarını iyi bilmek ve iyi kombine etmek gerekir. Klinik öykümüzde herhangi bir hastalık yatıyor mu değerlendirmek gerekir. Hareket, su tüketimi nasıl; porsiyon bilincimiz nasıl; çaya şeker atıyor muyuz; meyveleri ne zaman ve  ne kadar tüketiyoruz; alkol alımımız nasıl; herhangi bir ilaç kullanıyor muyuz; yemeklerde kullandığımız tuz ve yağ miktarı ne durumda?

    Örneğin bana aynı bu cümleyi kurmuş danışanıma sordum, sabah kahvaltısında neler yiyorsun? Başladı sıralamaya can danışanım: ”Bir şey yemiyorum ki bir yumurta, peynir, bir dilim ekmek, çay ,bal ve reçel gibi ürünler…” Peki dedim öncelikle çaya şeker atıyor muyuz? Evet, ama çok değil çay kaşığının ucuyla. Peki, günde kaç bardak çay içiyoruz? 10-15 bardak oluyordur. Etti mi bize total şeker kullanımı en az 1 çorba kaşığı (1 gram şeker 4 kaloridir. 20 gr*4=80 kalori)? Peki, ekmek hangi tür kullanıyoruz? Beyaz ekmek… 1 dilim dediğimiz ekmek ne kadardır. Benim önerdiğim ekmek diliminin 3 katını tüketiyor. Peynir tüketimimiz neredeyse 1 avuç içi ve Ezine kaşar gibi yağlı peynirler, reçel ve bala giriş dahi yapmıyorum. Diğer öğünlere de giriş yapmayalım dilerseniz.

    Yani su içse yaranılan bir bünye yoktur bilinçlenmemiş diyet girişimleri vardır. Yine öneriyorum kendinizi diyetisyeninize bırakınız. Ve beslenme eğitimi ile beraber disiplin edininiz. Dedi. (HABER MERKEZİ)

    Etiketler:
    • Yorum ekle

    Bu haberler ilginizi çekebilir!
    Yukarı Geri Ana Sayfa
    Etiketler